Anasayfa

‘İfade Ve Medya Özgürlüğü Genişlemeli‘

Avrupa Birliği’nin yeni Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Jean-Maurice Ripert, Türkiye‘nin AB üyeliği, vize sorunu ve Kıbrıs meselesi gibi konularda açıklamalarda bulundu.
22 Şubat 2012 09:23 - Haber7
[-] Normal [+]
Sami Kohen‘in haberi

Avrupa Birliği’nin yeni Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Jean-Maurice Ripert, görevine başladıktan sonra ilk söyleşiyi yaptı ve üyelik perspektifinden vize sorununa, Kıbrıs Rum başkanlığının yaratacağı sıkıntıdan Türkiye’de ifade özgürlüğü ve yargı sistemi ile ilgili tartışmalara kadar, çeşitli güncel konular üzerindeki görüşlerini paylaştı.

59 yaşındaki büyükelçi, Ankara’daki yeni görevine, Türkiye-AB ilişkilerinin durgunlaştığı, üyelik için müzakerelerin adeta kilitlendiği bir zamanda başlamakla beraber, karşılıklı temaslarda ve işbirliğinde bazı ilerlemeler olacağı umudunu taşıyor. Hatta Danimarka’nın şimdiki başkanlık döneminde en az bir başlığın müzakere masasına yatırılması ihtimalinin bulunduğunu belirtiyor.

VİZE MESELESİ

Büyükelçi Ripert, son olarak “Pozitif Gündem” adı altında vize dahil birçok konular üzerinde başlatılan yeni görüşme sürecinin, esas üyelik müzakerelerini kolaylaştıracağı ve hızlandıracağı kanısında.

AB temsilcisi, Kıbrıs Rum kesiminin AB’nin dönem başkanlığını yılın ikinci yarısında devralmasına Türkiye’nin karşı çıkmasının bazı sıkıntılar yaratabileceğini düşünmekle beraber, bunun katılım müzakerelerinin askıya alınması gibi dramatik bir sonuca yol açmayacağını, Türkiye’nin komisyon ile ilişkilerinin normal devam edeceğini düşünüyor.

Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü, soruşturmalar, tutuklamalar gibi konularda yaşanan sıkıntılar konusunda Büyükelçi Rupert, AB’nin bu bağlamda kaygılı olduğunu anımsatarak, bu alanda gerekli reformların yapılmasını beklediğini de vurguladı.

Temsilci “terörle mücadele demokratik alanı kısmadan Türkiye’nin bağlı olduğu uluslararası hukuk ve insan hakları standartlarına uygun yürütülmelidir” diye konuştu.

Fransız asıllı büyükelçi, Fransız Parlamentosu’nda Ermeni soykırımı inkâr yasasının kabul edilmesinin AB ile ilişkiler üzerindeki olası etkilerle ilgili soruya cevaben, “AB’nin kimseden AB’ye girmeden önce, geçmişle ilgili bir davranışta bulunmasının söz konusu olmadığını” belirtti.

2012 tahmini

Büyükelçi Jean-Maurice Ripert ile söyleşinin belli başlı bölümleri şöyle:

Ankara’daki görevinize yeni başladınız. Geçen yıl Türkiye-AB de katılım müzakerelerinde bir ilerleme olmadı. Bu yıl için neler öngörüyorsunuz?

Öncelikle bir hususun altını çizmek istiyorum. Avrupa Birliği’nin diplomatik servisi olan Dış İlişkiler Birimi bünyesinde çalışacağımı öğrenir öğrenmez Türkiye’ye gelmeyi, Türkiye’de görev almayı kendim istedim. Avrupa Birliği bünyesine katılmak ve Türkiye’de çalışmak yüreğimden gelen bir seçimdi ve ben, Türkiye ile Avrupa arasında ortak bir kaderin var olduğuna derinden inanıyorum. Uzun zamandır -çocukluğumdan beri- AB için çalışmaktayım; çünkü, AB başlangıç aşamasında iken AB için çalışmış bir babanın evladıyım ve Türkiye’nin, başından beri -yani 50 yıldan bu yana- AB’ye yakın olan ve Birlikle bağlarını güçlendirmek isteyen bir ülke olduğunu biliyorum...

Türkiye’deki görevim boyunca, ülkenizdeki gençlere olumlu ve heyecanlı bir şekilde seslenerek; onlarla “Evet, Avrupalı olmaktan mutluyuz ve asrın bu inanılmaz macerasında bize katılmanızı istemekten de mutluluk duyuyoruz” görüşümü paylaşmak önceliklerinden birisi olacaktır... Sorunuza gelince, 2011 yılında ilerleme kaydedilmemiş olması; bir sorunun, ikinci bir soruna ve bu sorunun da üçüncü bir zorluğa yol açması hem Türk hem de AB tarafında hayal kırıklığına yol açtı. Bu durum karşısında, Komisyon ‘pozitif gündem’ adı verilen yenilikçi bir düşünme biçimi geliştirdi. Türk makamları pozitif gündem sürecini benimsemiş bulunuyorlar; ancak pozitif gündem, katılım sürecinin yerini almayacağı gibi, onun bir alternatifi ya da yedeği de değildir... Pozitif gündem, sürecin sadece canlı tutulmasını değil aynı zamanda ilerletilmesini sağlayacak yolların bulunmasını hedefliyor.

Pozitif gündemin etkisi

Pozitif gündem, uyumlaştırma kapsamında belirli konular ve bunların yanı sıra, özellikle iki veya üç kilit konu üzerinde çalışmakla ilgili. Bu hususu biraz açmak isterim...

Vize konusu... Bu konunun Türkiye açısından temel bir konu olduğunu biliyoruz. Bu hususu hüsnü niyetle ele almak ve Türkiye ile vize diyalogu sürecini tekrar rayına oturtmak istiyoruz. Bunun yanı sıra, ticaretin önündeki birtakım olumsuzlukları da ele almak istiyoruz. Dış politika, terörle mücadele, yargı reformu, temel hakların güçlendirilmesi ve ülkenin içinden geçmekte olduğu siyasi reform sürecine destek konularında işbirliği de Pozitif Gündem’in kapsamında yer alıyor. Bu gerçekten de kapsamlı bir gündem

Pozitif gündem sanki ikinci bir kulvar gibi. Oysa asıl olan katılım müzakereleri. Sizce bu pozitif gündem, asıl müzakereleri nasıl etkileyecek?

Pozitif gündem ikinci bir kulvar değildir. Aynı amaca ulaşabilmek için farklı bir yol denemek demektir. Şimdi çok somut olalım: Eğer Konsey’e giderseniz ve ‘şu veya bu faslı açmak istiyorum’ derseniz, gelecek cevap büyük bir ihtimalle bunun mümkün olmadığı şeklinde olacaktır. Biz de, pekiyi, o zaman, fasılların içinde yer alan konulara bakalım, diyoruz. Bunu da samimi bir şekilde sizinle, yani Türk tarafıyla birlikte yapalım. Bunu yapar ve başarılı olursak, fasılların açılabileceği gün geldiğinde, müzakereleri çok hızlı bir şekilde sonuçlandırabilecek durumda oluruz.

Bir bakıma aslında bir kolaylaştırıcı diyebiliriz... Trafikte sıkıştık kaldık ve aynı yere ulaşmak için diğer sokakları irdeliyoruz.

Bu arada müzakereler tıkanmışlığını koruyor. Yeni bir fasılın açılması yönünde bir umut var mı?

Halihazırda ‘açılabilecek’ durumda olan üç fasıl var ‘Kamu Alımları, Rekabet, İstihdam ve Sosyal Politika’. Bu konudaki görüşmeler devam ediyor. Bunlardan hangisine odaklanabileceğimiz konusunda Türk tarafıyla gerekli gözden geçirme çalışmalarını yapıyoruz. İstihdam ve Sosyal Politika başlıklı 19. Fasıl’la ilgili olarak Türk tarafı birtakım öneriler getirdi ve biz de bu teklifleri inceliyoruz. Dolayısıyla, hiçbir ihtimal yok diyemem. Burada somut beklentimiz bu sömestr sona ermeden, pozitif gündem kapsamında farklı konularda ve politika alanlarında birtakım çalışma gruplarının oluşturulmuş olması... Bunun yanında vize görüşmelerinde de ilerleme kaydedildiğini görmek istiyoruz.

Biliyoruz ki Türk tarafı vize liberalizasyonuna yönelik sürecin başlatılmasına ilişkin görüşmelere geçilmesini ve Avrupa Birliği de Türkiye’nin müzakere edilen geri kabul anlaşmasını imzalamasını istiyor. Bunlardan hangisinin daha önce gerçekleşeceğini tartışmak yerine aynı anda her iki istikamete doğru nasıl yönelebileceğimizi görmek için çalışıyoruz.

Özgürlükler sorunu

Türkiye’deki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Basın ve ifade özgürlüğü, gözaltı ve tutuklamalar gibi sorunlarla ilgili olarak Komisyon üyesi Füle’nin endişelerini dile getirdiğini biliyorum. AB yetkililerinin yaptığı müdahaleler sizce durumun iyileştirilmesi açısından ne derece etkili oluyor?

Bir düzeltme yapmak istiyorum. Bu konuda açıklama yapan tek kişi Komisyon üyesi Füle değil, Avrupa Birliği’ne üye devletler de Avrupa Komisyonu’nun son ilerleme raporunu onaylayarak bu konuda yorumda bulundular.

Ayrıca Avrupa Konseyi de bazı yorumlarda bulundu. Ancak Avrupa Birliği Delegasyonu olarak bizim açımızdan önemli olan; Konsey ile devlet ve hükümet başkanları tarafından onaylanan son İlerleme Raporu’nda bazı ilerlemelerin kaydedildiğinin belirtilmiş olmasıdır. Memnuniyetimiz sadece bu gelişmelerin uyum sürecine uygun olmasından kaynaklanmıyor; memnunuz çünkü burada söz konusu olan paylaştığımız değerler ve bunlar Türkiye halkının çıkarına ve en önemlisi de bu. Yapılan açılımlar ve kaydedilen ilerlemeler salt katılım için değil, Türk toplumunun menfaatine olduğu için yapılıyor. Burada sorumlu olan ve sürücü koltuğunda oturan sizsiniz, Türk Hükümeti, Meclis, sivil toplum. Ancak İlerleme Raporu’nda geri kalan bazı sorunlar konusunda ciddi endişeler bulunduğunun da altı çizildi.

YARGININ İŞLEYİŞİ

Yargının işleyişi konusunda Adalet Bakanı tarafından sunulan 18 Ocak tarihli reform paketine desteğimizi ifade ettik ve bundan sonraki reformları bekliyoruz. Ancak bildiğiniz üzere başka meseleler de var; örneğin, suç tanımı: İfade ve medya özgürlükleri ile ilgili zorluklar da tam olarak bununla bağlantılı. [İlerleme Raporu] ve [Konsey] ayrıca toplumsal cinsiyet, çocukların korunması, azınlıkların korunması, gözaltı koşulları gibi alanlarda halen bazı ilerlemelerin kaydedilmesi gerektiğini vurguladı. Burada herhangi bir şeyin dayatılması söz konusu değil. Burada söylenilen ‘Siz Avrupa Birliği’ne girmek istiyorsunuz, biz de bundan memnunuz.’

Bu, temel olarak demokrasi ve hukukun üstünlüğüne aynı şekilde bağlı olduğumuz anlamına geliyor. Bunu somut kurallara ve düzenlemelere dönüştürelim, bu kanun ve düzenlemeler sadece Avrupa Birliği’nin değil aynı zamanda Türkiye’nin de üye olduğu Avrupa Konseyi standartlarına ve Türkiye’nin taraf olduğu çoğu Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmelerine uygun olarak uygulansın. Siyasi otoriteler bu konudaki taahhütlerini yenilediler, bizler de her görüşmemizde mümkün olan en kısa zamanda bir şeylerin yapılması gerektiği konusunda ısrar ediyoruz. Bu adımlar ne kadar erken atılırsa o kadar iyi. Medya sektöründe durumunun endişe verici olduğu ortada.

Kıbrıs pürüzü

Kıbrıs’ın dönem başkanlığı ciddi bir engel teşkil eder mi, gidişatı tersine çevirebilir mi veya müzakere sürecinin askıya alınmasına neden olabilir mi?

Büyük sorunlarla karşılaşacağımızı sanmıyorum. Kıbrıs AB’nin bir üyesi ve Kıbrıs altı ay boyunca AB’ye başkanlık edecek. Birlik bu şekilde çalışıyor. Konsey kararları çerçevesinde genişleme sürecini müzakere etme yetkisi Komisyon’a verilmiştir. Bu nedenle sömestr sonuna dek ne kadar çok konuyu halledersek bir sonraki sömestrde daha çok çalışmaya devam etmemiz gerekecek. Halihazırda, AB ile Türkiye kurumları arasında görüşmelerin sürdürüleceği konusunda Türkiye hükümeti ile gayet açık bir mutabakatımız var. Müzakereye açık olan fasıllardaki görüşmeler tabii ki devam edecek çünkü müzakere eden yine Komisyon’dur. Kıbrıs’ın başkanlık döneminde muhtemelen gerçekleşe-meyecek tek şey bir başlığın resmi olarak açılmasıdır. Çünkü bu durumda hükümetler arası bir konferans yapılması gerekir ki bunu Türkiye reddedecektir.

BM himayesinde ikili bir çözüm sürecinin halen devam ettiğini de belirtmeliyim. Kıbrıs sorununun çözüme kavuşturulması sürecinin önünün açılması tabii ki müzakere sürecini herkes için kolaylaştıracaktır.

Mali krizden söz etmişken, yalnızca sokaktaki vatandaş değil belirli mevkilerdeki insanlar bile “Avrupa’nın haline bak”, “Katılmak istediğimiz Avrupa bu mu?” diyor. Dolayısıyla Türkiye’de genel olarak AB üyeliğine isteklilikte bir azalma olduğu hissedilebiliyor. Muhtemelen Avrupa tarafında da insanların kendi sorunları kendilerine fazlasıyla yetiyor bu nedenle de genişleme fikrine, daha fazla soruna pek sıcak bakmıyorlar. Avrupa’daki finans krizi yıllardır harcanmakta olan çabalara ağır bir darbe mi oldu?

Benim kadar derinden Avrupalı olan birisi için cevap hayır. Bugüne kadar birçok krizi atlattık. Bu krizlerden dersler çıkardık. Bu krizden de daha güçlü çıkmaya çalışacağız. Muhtemelen, şüphe yok ki, yarının AB’si dünkü AB’nin tıpatıp aynısı olmayacak...

İnsanların genişlemeye karşı olduklarını sanmıyorum. Ancak, krizin tam ortasındayken genişleme fikrinin pek de zihinlerde olmadığı görüşündeyim. İnsanlar kendi yaşamlarıyla uğraşıyorlar. Krize rağmen, AB, şüphesiz dünya genelinde en büyük, en müreffeh, açık ve demokratik alandır. Bu da AB’nin üye olmayan ülkeler için, özellikle gençler için neden cazip olduğunu ortaya koyuyor.

Terör ve demokrasi

Türkiye’de basın özgürlüğü ile ilgili tartışmalarda öne sürülen argümanları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Terörle mücadeleyi ifade ve medya özgürlükleri konularından ayırmalıyız, terörle mücadele meşru bir mücadeledir. Biz Türk Hükümeti’nin bu alandaki çabalarını destekliyoruz ve PKK Avrupa’nın terör örgütleri listesinde yer almaktadır. Avrupa’da hiçbir ülke PKK’nın eylemlerini desteklemiyor. Hem genel olarak AB seviyesinde hem de bazı üye devletler olarak ikili düzeyde, Türk Hükümeti ile mevzuat ve suçluların iadesi konularında iyi bir çalışma sürdürüyoruz. Ancak terörle mücadele demokratik alanı kısıtlamadan Türkiye’nin de bağlı olduğu uluslararası hukuk ve insan hakları norm ve standartlarına saygı çerçevesinde yürütülmelidir. Bu zor olmakla birlikte üstesinden gelinmesi gereken bir sorundur. İşte bu nedenle suç tanımı ve basın özgürlüğünün tekrar pozitif bir şekilde teyit edilmesi iki kilit unsuru oluşturmaktadır.

Bu konuda AB açıklamalar dışında ne yapabilir?

Sadece hükümete değil, sivil topluma da yardımcı olabileceğimiz pek çok yol var. Türkiye’de son derece canlı bir sivil topluma sahipsiniz. Onları dinlemeye gittim; yurttaş gruplarını, herkesi dinlemeliyiz. Eğitimlerle destek olabiliriz. Örneğin, Türk tarafının talebi üzerine polise ve jandarmaya yönelik insan hakları konusunda son derece enteresan eğitim programlarını destekliyoruz. Ayrıca basın özgürlüğü konusunda da eğitimler, çalıştaylar düzenleyebiliriz

Ermeni sorunu

Fransa’nın kabul edilen Ermeni kararı konusundaki tutumu malum. Bu sorunun yarattığı gerginlik, Türkiye-AB ilişkilerini nasıl etkiler?

AB’nin pozisyonu Komisyon Üyesi Füle tarafından kısa süre önce son derece net bir şekilde dile getirildi. AB hiçbir zaman kimseden AB’ye girmeden önceki geçmişiyle ilgili belli bir yorumda ya da davranışta bulunmasını istemedi. Bu mevcut üye devletlerden istenmedi, Türkiye’den de istenmiyor. Öte yandan, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişki AB açısından önemli. Biz komşularla iyi ilişkileri her zaman destekledik. Umuyoruz ki bir dönem açılımlarla yakalanmış olan yola tekrar dönülür. Ve kesinlikle umuyoruz ki Türkiye ile Ermenistan bir gün güvene dayalı bir ilişkiyi tesis edebilecek konuma gelir, çünkü bu hem AB, hem AB’nin komşuları hem de Avrupa’nın küresel güvenliği açısından önemli.

 

 

MİLLİYET

Siyaset Kategorisi Diğer Haberleri

• Cumhurbaşkanı Gül, Karzai ile görüştü
• Erdoğan, Ulusoy‘un oğluna nikah şahidi oldu
• Denemeç‘ten ‘Başkanlık‘la ilgili ‘zorunlu‘ sözler
• CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Marmaris‘te
• MHP lideri Bahçeli, Hollanda‘da
• Bakan Ergün: Uludere‘de yanlış varsa..
• Çağlayan: Adana, eski günlerine dönüyor
• Partiler Hak ve özgürlüklerde uzlaştı
• Vural: TSK açıklaması tatmin etmedi
• Erdoğan, yurda döndü
• Destici: Kırım Türkleri‘ni destekliyoruz
• Devlet Bahçeli, Hollanda‘ya gitti
• BBP‘li Destici‘den Özel‘e mesaj
• Akdağ: Keneye karşı tek tek uyarıyoruz
• NATO‘da Türkiye‘yi Gül ve heyeti temsil edecek
• Avrupa Birliği‘nden kolay vize sinyali
• Destici: Barzani’yleyse vay Türkiye’nin haline
• İdris Naim Şahin‘den çarpıcı açıklamalar
• Gül ile Erdoğan 50 dakika görüştü
• Çelik‘ten demokratikleşme ve terör çıkışı
Akdağ: Biz her gün tören istemiyoruz
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ‘‘Biz Türkiye‘yi her günü törenlerle geçen ülke olsun istemiyoruz. Bu, doğru bir şey değil‘‘ dedi.
AK Parti MYK‘dan çıkan
AK Parti en uzun MYK‘da "Başkanlık sistemi" masaya yatırdı. Geçiş sürecinde yarı başkanlık sisteminin uygulanması görüşü ağır bastı
‘43 yıllık MHP‘ye Volvo kadar ilgi gösterilmedi‘
Devlet Bahçeli geçen hafta 25 yaşındaki Volvo özel aracıyla bir açılışa katılmıştı. Bahçeli kameraların gösterdiği ilgiye sitem ederek, "43 yıllık partiye bu kadar ilgi gösterilmedi" dedi.
Aziz Yıldırım‘ın CHP‘den adaylığı için ne dedi?
Kılıçdaroğlu, Hürriyet Yazarı Yalçın Bayer’in köşesine taşıdığı “Aziz Yıldırım CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olabilir” iddiasına yanıt vermekten kaçındı.
Esed: Türkiye, Suriye fantezisi kuruyor
Rus televizyonuna konuşan Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed, ülkede artan terör olaylarının Türkiye ve diğer komşularını da etkileyeceğini iddia etti
Beş bakanlıkta atama rüzgarı
Dışişleri, Kalkınma, Kültür ve Turizm, Maliye ile Milli Savunma bakanlıklarına ait atama kararları Resmi Gazete‘nin bugünkü sayısında yayımlandı.
TBMM Uzlaşma Komisyonu‘nun son gündemi
TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu, bugünkü toplantısında ‘‘Temel hak ve özgürlükler‘‘ ana başlığı üzerinde çalıştı.
Destici‘den Kur‘an ve tilavet kursları için uyarı
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Kur‘an ve tecvitli okuma kurslarının, geçmiş ve dünya-ahiret saadeti adına önemli olduğunu bildirdi.
AK Parti‘li Akdağ: Genel af gündeme gelebilir
AK Parti Milletvekili Abdurrahim Akdağ, barış ortamının sağlanması durumunda "genel af"ın da gündeme gelebileceğini belirtti.
Tanrıkulu‘dan engelliler için komisyon talebi
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, engellilerin yaşadığı sorunların saptanması, çözümü için etkin ve kalıcı önlemlerin alınması amacıyla Meclis‘te araştırma komisyonu kurulmasını istedi.
Cemil Çiçek: ‘Anayasa ansiklopedi değildir‘
TBMM Başkanı Çiçek, resmi ziyarette bulunduğu Arnavutluk‘un başkenti Tiran‘da, EPOKA Türk Üniversitesi‘ni ziyaret etti
Yıldırım, AB için önce demiryolunu şart koştu
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım:‘AB‘ye üye olmak, Avrupa ile bütünleşmek için önce demiryollarını birleştireceğiz" dedi.
CHP‘li Sarı‘dan TBMM‘nde ekonomik brifing
CHP İstanbul Milletvekili Müslim Sarı, CHP TBMM Grubu‘nun basına kapalı bölümünde, ekonomideki gelişmelere ilişkin sunum yaptı.
BDP‘nin
BDP, yeni anayasada eşcinsel evliliğine izin verilmesini teklif etti. BDP’nin bu teklifine AK Parti, MHP ve STK’lar “ahlaksızlık” tepkisi geldi.
Binali Yıldırım‘dan zam açıklaması
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, otoyollardaki geçiş ücretlerine dair yönetmeliği "otoyollara zam yapılıyor" diye algılamanın doğru olmadığını söyledi.
Tanrıkulu: Sivilleşme diye bir şey yok!
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, ‘Sivilleşme diye bir şey yoktur‘‘ iddiasında bulundu.
Erdoğan: Kılıçdaroğlu senin kalibren ne?
Suriye‘deki krizi mezhep çatışması olarak görenlere tepki gösteren Erdoğan, Kılıçdaroğlu‘na seslenerek "Suriye yönetiminin yaptıklarına neden göz yumduğunuzu; kıvırmadan, çark etmeden mertçe çıkıp söyleyin" dedi.
IMF‘ye olan borcun kapanma tarihini açıkladı
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, IMF‘ye olan borcun, Nisan 2013 tarihine kadar biteceğini bildirdi.
BDP TBMM Grubu iptal edildi
BDP‘den yapılan açıklamada, toplantının, bugünkü grup toplantısında konuşacak olan Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak‘ın rahatsızlanması nedeniyle iptal edildiği bildirildi.
Prof. Şen‘in tutuklama tedbiri önerileri
Prof. Dr. Ersan Şen, Yargı Reformu kapsamında tutuklama tedbiri ile ilgili somut öneriler getirdi.
 
SPOR HABERLERİ
‘Biz istiyorsak; G.Saray ve Trabzonspor...‘
‘Biz istiyorsak; G.Saray ve Trabzonspor...‘
Fenerbahçe‘nin eski başkanvekili Nihat Özdemir, sarı-lacıvertli kulübün kongresinde, basın mensuplarıyla yaptığı söyleşide ilginç açıklamalarda bulundu.
G.Saray ile F.Bahçe‘nin torba hesapları
G.Saray ile F.Bahçe‘nin torba hesapları
Fransa‘da Montpellier‘nin zaferi G.Saray‘a yaradı; F.Bahçe‘yi üzdü.
Celtics konferans finaline yaklaştı!
Celtics konferans finaline yaklaştı!
NBA‘de Doğu Konferansı yarı final beşinci maçında Boston Celtics ile Philadelphia 76ers kozlarını paylaştı.
Trabzonspor‘da Güneş krizi sona erdi!
Trabzonspor‘da Güneş krizi sona erdi!
Trabzonspor‘da bir süredir devam eden Şenol Güneş krizi yapılan zirveyle tatlıya bağlandı.
Nouma‘dan ceza açıklaması
Nouma‘dan ceza açıklaması
Beşiktaş Milangaz ile Galatasaray Medical Park arasında oynanan mücadelede sahaya inerek taraftarlara üçlü çektiren Pascal Nouma konuyla ilgili bir açıklama yaptı.
Diarra için Sow modeli!
Diarra için Sow modeli!
Real Madrid‘den Lassana Diarra‘yı kadrosuna katmak isteyen Fenerbahçe‘nin, bu transfer için sponsor arayışına girdiği iddia edildi.
UEFA tehlikesi kapıda!
UEFA tehlikesi kapıda!
PFDK tarafından verilen şike cezalarının gerekçeli kararlarını inceleyecek olan UEFA’nın kişiler ile kurumları ayrılmasına şiddetle karşı çıktığı öğrenildi.
Van Persie‘ye sürpriz talip!
Van Persie‘ye sürpriz talip!
Premier Lig‘in güçlü ekiplerinden Arsenal‘in yıldız futbolcusu Robin van Persie için Juventus‘un devreye girdiği iddia edildi.
Messi seneye bu formayı giyecek!
Messi seneye bu formayı giyecek!
La Liga‘nın dev ekibi Barcelona, önümüzdeki sezon giyeceği deplasman formasını görücüye çıkardı.
Hava Durumu
Şehir :
Bilim & Teknoloji Haberleri
Gazeteler
Sağlık Haberleri
Horlama kanser habercisi mi?
Horlama ve uykuda nefes alma güçlüğü, vücudun ihtiyacı olan oksijenden yoksun kalmasına neden olabiliyor.
Doğumhanede devrim ‘zaman‘ı
Dünya anne ve bebek ölümlerini azaltmak için büyük bir uğraş veriyor. Anında müdahale edilerek hayata döndürülebilecek birçok bebek, yenidoğan ünitesinden ve uzmanlarından uzak doğduklarından yaşamla mücadelelerini kaybedebiliyorlar.
Ağız boşluğundan tümör operasyonu
ABD Ohio State Üniversitesi Tıp Fakültesi cerrahlarından Doç. Dr. Enver Özer Marmara Üniversitesi‘nin bir kursu için geldiği Türkiye‘de iki hastanın, burnun arka tarafındaki bölgede bulunan tümörlerini endoskopiyi ve robotik cerrahiyi kullanarak ağız boşluğundan çıkardı.
‘Mükemmeliyet‘ fıtığın dostu
Bel ve boyun fıtığında ‘stres kriteri‘...
Bağırsak tıkanıklıklarına ‘ananas suyu‘ tedavisi
Cerrahi işlem gerektiren bağırsak tıkanıklığı rahatsızlıkları, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi‘nde ananas suyu ile tedavi ediliyor.
Keneye karşı aşı ve serum yolda
Erzurum’un Şenkaya İlçesi’nin Yelkıran Köyü’nde 20 günlük Derya bebeğe yapışan kene vakasının ardından önemli bir gelişme yaşandı.
Eczacı, ‘tek tıkla‘ reçeteye ulaşacak
Türkiye‘de pilot il seçilen Eskişehir‘de 24 Nisan‘da başlanılan “e-reçete” uygulamasıyla reçeteler elektronik ortamda yazılıp MEDULA sistemi üzerinden eczacılar tarafından görülüyor.
Bebeklerde erken göz kontrolü, hastalıkların önlenmesini sağlıyor
Yeni doğan bebeklerin, özellikle prematüre olanların mutlaka göz muayenesinden geçirilmesi gerektiği bildirildi.
Bilim adamları şizofreniyi çözdü
ABD‘de bilim adamları, şizofreninin genetik haritasını çıkardı. Bu sayede etkili tedavi yöntemleri geliştirmek mümkün olacak
19.05.2012
12 17 18 20 36 45
16.05.2012
12 22 28 29 33 + 11
21.05.2012
02 03 05 08 10 15 18 21 22 24 25 26 31 32 40 48 59 62 65 67 74 78
17.05.2012
01 20 35 46 49 54
Gündemdekiler
Deprem
Siyaset
Gündem Kişi
Spor
NBA
Sportmen
Magazin